Ana Sayfa Haberler

İçerik

Sağlık için sekiz sır

E-posta Yazdır PDF

Sağlıklı beslenme ve stresten uzak durmak, hep uzun ve sağlıklı yaşamanın anahtarı olarak düşünülüyordu, fakat bunun başka yolları da olduğu BBC Focus dergisinde açıklanıyor:
1. Sinirlenin: Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, öfkesini ifade eden erkeklerde erken ölüm riskinin azaldığını gösterdi. Şiddetin savunulmadığı çalışmada, aşırı kızgınlığın sağlık için zararlı olduğuna dair kanıtlar var. Öfkesini içine atmayanlarda ölümcül olmayan kalp krizi riskinin yaklaşık yarı yarıya olduğu ve felç geçirme olasılığında ise önemli derecede azalma olduğu kaydediliyor.

2. Soğuk duş alın: Çok sayıda çalışma, sıcak ya da soğuk gibi stresli bir ajanın çok küçük bir miktarının kobayların sağlığı için faydalı olduğunu gösterdi. Virginia Üniversitesi'nden araştırmacılar, hatta soğuğun beyaz kan hücrelerinin aktivitesini artırarak tümörleri azalttığını da iddia ediyorlar.

3. Hayatınızı renklendirin: Köride (acılı hint baharatı) bulunan popüler olan zerdeçalın bağışıklık sistemini güçlendirdiği, eklem iltihabı gibi hastalıkları hafiflettiği, mideyi iyileştirdiği ve safra kesesi taşlarını döktüğü belirtiliyor. Cincinnati Üniversitesi'nden araştırmacılar, zerdeçalın içinde iltihap ve ağrıya neden olan COX-2 isimli enzimi durduran doğal bir bileşik buldular.

4. Stresinizi atın: Aşırı stres siz ve çevrenizdekilerin sağlığı için zararlı, fakat araştırmacılar uygun miktardaki stresin faydalı olabileceğini iddia ediyorlar. Örneğin, Amerika'da yapılan araştırmaya göre, hamilelikte kadınlarda görülen makul düzeydeki stresin, anneleri sakin olanlara oranla stresli annelerin bebeklerinin 2 yaşında daha ileride oldukları görüldü. Stres hormonu kortizolun organ gelişimine yardımcı olduğu, ancak fazla stresin ise gelişimi kısıtladığı düşünülüyor.

5. Dindar olun: Araştırmacılar, dini ibadetleri cemaat ile birlikte yerine getirmenin önemine dikkat çekiyor. California Üniversitesi'nde yapılan çalışmaya göre, toplu olarak ibadet ederken kurulan arkadaşlıkların, sosyal bağların insanı hayata bağladığı belirtiliyor.

6. Şarkı söyleyin: Çalışmalar, düzenli şarkı söylemenin kalp ritmini düzenlediği, kan basıncını düşürdüğü ve stresi azalttığını gösteriyor. Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre, koroda şarkı söyleyen yaşlıların sağlığında önemli düzelmeler görüldü. Bu kişilerin doktora 30 kez daha az gittiği, depresyonun daha az görüldüğü, daha az tibbi tedavi gördükleri ve daha az düştükleri saptandı.

7. Dişlerinizi diş ipliğiyle temizleyin: Dişetleriniz enfekte olduğunda, vücudunuz bağışıklık tepkisini artırıyor. Bu kalp problemlerinin nedenlerinde biri olan iltihabı artırıyor. Harvardlı araştırmacılar, 12 yıl boyunca 41 bin erkeği izlediler, 24 ve daha az sayıda dişe sahip olan erkeklerin yüzde 57 oranında daha fazla felç geçirdiğini buldular. birçok diş kaybının ise çürüklerden ya da dişeti hastalığından ötürü olduğunu farkettiler.

8. Sert (acı) su için: Sert su, çaydanlığınız ve saçınız için kötü olabilir, ancak insan sağlığı için faydalı yönleri var. Kalp hastalığı görülme sıklığının sert su içilen bölgelerde daha az olduğu görüldü. Birçok uzman, sert sudaki sihirli maddelerin yüksek miktarda kalsiyum ve magnezyum olduğuna inanıyor. Kalsiyum, kan basıncını düşürmeye yardımcı ve magnezyum ise sağlıklı bir kalbe sahip olmak için çok önemli.

Son Güncelleme ( Perşembe, 25 Haziran 2009 15:59 )
 

Kemah artık kardeş ilçe

E-posta Yazdır PDF
Kemah Meslek Yüksekokulu açılışı için Kemah’a gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, daha önce Kardeş Belediye olmaları talimatı verdiği, Kemah Belediyesi ile Üsküdar Belediyesinin Kardeş Belediyeliğini bir protokol ile resmileştirdi.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Açılış töreninde yaptığı konuşmanın ardından, Kemah Belediye Başkanı Hüsamettin Şanal ve Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara’yı kürsüye davet ederek, iki Belediyenin Kardeş Belediye olduklarını açıkladı ve protokol imzalattı.

Bakan Yıldırım imza töreninde yaptığı konuşmada, “Erzincan’ın sancağı Kemah ile İstanbul’un sancağı Üsküdar ilçelerimizin Belediyeleri Kardeş Belediye oldular, bugün de nikâhlarını kıyıyoruz. Allah mesut etsin, ömür boyu mutlu olun inşallah. Artık başınız sıkışınca, bir ihtiyacınız olunca bana gelmeyin, ikiniz kardeş oldunuz birbirinizi arayıp sorunlarınızı çözün. Umuyorum ki birlik olarak birçok sorunu çözeceksiniz” dedi.


Kemah’ta ki açılışın ardından havayolu ile İliç ilçesine gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, burada da İliç Belediyesi ile İstanbul-Sultanbeyli Belediyesinin kardeş belediye olmaları talimatını verdi.

İliç Belediye Başkanı Ramazan Buran ve Erzincanlı olan Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin’i kürsüye davet eden Bakan Yıldırım, “Kemah Belediyesi ile Üsküdar Belediyesi Kardeş Belediye oldu. Şimdi de İliç Belediyesi ile Sultanbeyli Belediyesinin Kardeş Belediye olduklarını açıklıyorum. Birbirinize yardımcı olun, sorunlarınızı paylaşarak çözün” dedi.
Son Güncelleme ( Perşembe, 25 Haziran 2009 15:55 )
 

Camii Kebirde düzenleme

E-posta Yazdır PDF
Erzincan’da İnönü Mahallesi Merkez Çarşısında bulunan bölgede merkezi bir konumda olan ve yoğun ilgi gören Camii Kebir Erzincan Belediyesi tarafından ele alındı. Camii Kebir’in etrafında andezit taşı kaplaması, cami duvarlarının kaldırılması, yeşil alanların yenilenmesi çalışmaları yürüten belediye geçtiğimiz hafta başlattığı çalışmalarını kısa sürede tamamlanması bekleniyor.
Camii Kebir etrafında yapılan bu çalışmaların bir benzeri Boyacılar Camisinde de yürütülmüştü. Çalışmaların şehrin diğer camilerinde de yürütüleceği belirtiliyor.Camii cemaati ve halk yapılan çalışmalardan dolayı belediyeye teşekkür etti.
 
Kaynak : erzincanhaber.com
 

Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun

E-posta Yazdır PDF

 


 

Tüm Köylülerimizin ve Müslüman aleminin Regaip Kandili Mübarek olsun. 

 

Regaib Nedir?

Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be" kökünden gelmektedir. "Reğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"'den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da "reğâib" dir. Kelime olarak "Regâib"in aslı budur.

Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.

Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.

Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek... Sabbe, Arapçada dökmek demek... Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten... Receb-ül esabb; Allah'ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.

Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa'ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.

Onun için, "Receb ayı tevbe ayıdır." demişler. Yâni kul ne yapacak?.. "Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet..." diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna girecek.

Şa'ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.

Regaib ile ilgili ayet-i Kerimeler:

Regâib kelimesi Kur'an'da geçmemektedir. Ancak "reğabe"den türemiş olan çeşitli kelimeler, Kur'ân'da sekiz yerde geçmekte ve "reğabe"nin ifâde ettiği mana için kullanılmaktadır .

Ayrıca, "Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin." (Tevbe Suresi, 36) Hz. Peygamber’in ( a.s.m ) ( aşağıda hadisler bölümünde bulunan) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır: "

Receb Ayı ve Regaib Gecesi ile İlgili Hadis-i Şerifler:

• Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder. [Gunye]
• Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi sevap verilir. [Miftah-ül-cenne]
• Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Yala]
• Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İbn-i Asâkir]
• “Receb-i Şerîf’in birinci gününde oruç tutmak üç senelik, ikinci günü oruçlu olmak iki senelik ve yine üçüncü günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.” buyuruyorlar. (Camiu-s sağir)
• İbn-i Abbas -radiyallahu anh- Hazretleri: “Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz O’nu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz O’nu hiç oruç tutmayacak zannederdik.” buyurmuştur. (Müslim)
• Muhakkak zaman, Allah’ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü ard arda gelmektedir. Zilkade, Zilhicce, Muharrem bir de Cemaziye’l-âhirle Şaban ayları arasında gelen Mudar kabilesinin ayı Recep ayıdır." (Buhârî, Tefsir, Sure, 8,9)
• "Recep ayı Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır." (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 1/423)
• Yine mübarek üç aylardan ilki olan Receb ayının önemi ve değeri hakkında Enes b. Malik ( r.a. )'dan şöyle rivayet edilir: Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber şöyle derdi: "Allahım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
• Receb’in ilk cuma gecesini ihya edene, Allahü teâlâ, kabir azabı yapmaz. Duâlarını kabul eder. Yalnız, 7 kimsenin duasını kabul etmez: Faizci, Müslümanları aşağı gören, ana babasına eziyet eden, Müslüman olan ve dinin emirlerine uyan kocasını dinlemeyen kadın, çalgıcı, livata ve zina eden, beş vakit namazı kılmayan. [Bu günahlardan vazgeçmedikçe, duaları kabul olmaz.] [Saadet-i Ebediyye]
• Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. [Taberânî]
• Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip “Ya Rabbi onu mağfiret et” derler. [Ebû Muhammed]
• Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, “Resûlullah, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi.” buyuruyor. Çünkü Hadis-i Şerifte, “Ameller Allahü teâlâya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini istiyorum.” buyururdu. (Tirmizî)
• Receb ayında yapılan dua kabul edilir, günahlar affedilir. Bu ayda günah işleyenin cezası da kat kat olur. Hz. Hüseyin ( r.a) anlatır:
“Kâbe’yi tavaf ederken, yanık sesle Allahü teâlâya dua eden bir kimsenin sesini işittik. Babam bunu çağırmamı emretti. Güzel yüzlü, temiz bir kimseydi. Ancak sağ tarafı felç olmuş, kurumuş, hareketsiz idi. Ona, “Sen kimsin, durumun ne böyle?” dedim. O kimse dedi ki:
“Adım Menazil... Ben çalgı çalmak, şarkı söylemekle şöhret salmış, Arabistan’ın ünlülerinden bir gençtim. Hep nefsin arzuları peşinde koştum. Receb ve Şaban aylarında bile, bu günahlara devam ederdim. Salih babam, beni bu günahlardan kurtarmaya çalıştı. Bana, “Allahü Teâlânın azabı şiddetlidir, bir anda kahredebilir. Kötü arkadaşlardan vazgeç, bu kötü işleri bırak! Melekler ve bu aylar senden şikâyet ediyorlar” dedi. Nasihate hiç tahammülüm yoktu. Babamın üzerine yürüyüp, döverek susturdum. Üzüntülü ve kırık kalble, “Bu aylarda oruç tutup, geceleri ibadet ediyorum. Beytullah’a gidip şerrinden korunmak için, Allahü teâlâdan yardım dileyeceğim” dedi. Bir hafta oruç tutup, Kâbe’ye giderek, “Ey Rabbim, mazlumların âhını yerde bırakmazsın. Bu ayda, bu mübarek yerlerde yapılan duaları red etmezsin. Hakkımı oğlumdan al, onu felç et!” diye dua etti. Henüz duası bitmeden sağ tarafım felç oldu. Beni gören, “Baba bedduasına uğramış kişi” derdi.”
Hz. Hüseyin, “Baban bu hâline ne dedi?” buyurdu. O genç, “Babamdan özür diledim. Onun da babalık şefkati galip gelerek beni bağışladı. Beddua ettiği yerde, bu sefer şifa bulmam için hayır dua etmek üzere deve ile gelirken, devenin ürkmesi ile babam düşüp öldü. Şimdi çaresizim.” diyor. Hz. Ali bu felçli gence dua ediyor, Receb’de yaptığı bu dua bereketiyle de Hak teâlâ ona şifa ihsan ediyor.

Regaib Gecesi ile İlgili Risale-i Nur’da Geçen İfadeler:

Üstadımız! Nur talebelerinin okudukları bir eşi, bir benzeri daha dünyada olmayan "Cevşen-ül Kebir" isimli Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz Hazretlerinin duasını ve çok sevablı, çok nurlu, çok faziletli salavat-ı şerifelerinizi elde ettik, okumağa başladık. Sizin devam ettiğiniz bu pek kıymetdar, çok mübarek evradlar; bizim zikrimiz, bizim virdimiz oldu elhamdülillah! Fakat en ziyade Risaleleri okumağa gayret ediyoruz, ehemmiyet veriyoruz. Çünki Nur Risalelerini ne kadar sık sık okursak, bu dualardan daha ziyade feyz alıyoruz. Duaları, evradları mübarek gecelerde, hususan Leyle-i Regaib ve Leyle-i Mi'rac ve Leyle-i Berat, Leyle-i Kadir ve Cuma geceleri gibi vakitlerde okuyoruz. (Hanımlar Rehberi: 158)

“Evvelâ: Tekraren hem sizin Receb-i şerifinizi ve Leyle-i Regaib’inizi tebrik, hem Safranbolu’lu kardeşlerimizin tebriklerine mukabeleten şuhur-u selâselerini ve dört leyali-i mübarekelerini ve Nurlarla gayet ciddî alâkalarını tebrik ederiz." (Emirdağ L. - 1: 166)

Evvelâ: Seksen küsur sene bir ömr-ü manevîyi sizlere kazandıracak olan şuhur-u selâse-i mübarekeyi ve bilhassa bu geceki Leyle-i Regaib'i tebrik ediyoruz. (Kastamonu L.: 147)

“Evvelen: Seksen sene bir manevî ömr-ü bâki kazandıran şuhur-u selâsenizi ve mübarek kudsî gecelerinizi ve leyle-i regaibinizi ve leyle-i mi’racınızı ve leyle-i beratınızı ve leyle-i kadrinizi ruh u canımızla tebrik ve herbir Nurcunun manevî kazançları ve duaları umum kardeşleri hakkında makbuliyetini rahmet-i İlahiyeden rica ve hizmet-i Nuriyede muvaffakıyetinizi tebrik ederiz." (Emirdağ L.-2: 121)

Birinci Sualiniz: Mü'minin mü'mine en iyi duası nasıl olmalıdır?
Elcevab: Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünki bazı şerait dâhilinde dua makbul olur. Şerait-i kabulün içtimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Ezcümle: Dua edileceği vakit, istiğfar ile manevî temizlenmeli, sonra makbul bir dua olan salavat-ı şerifeyi şefaatçı gibi zikretmeli ve âhirde yine salavat getirmeli. Çünki iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur. Hem bi-zahr-il gayb yani "gıyaben ona dua etmek"; hem hadîste ve Kur'anda gelen me'sur dualarla dua etmek. Meselâ:

Allahumme inni es’elukel afve vel-afiyete livelehu fid-dini ved-dünya vel-ahiret
Rebbenatina fid-dünya haseneten ve fil-ahireti haseneten ve gıne azabennar.

gibi câmi' dualarla dua etmek; hem hulûs ve huşu' ve huzur-u kalb ile dua etmek; hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra; hem mevâki'-i mübarekede, hususan mescidlerde; hem Cum'ada, hususan saat-ı icabede; hem şuhur-u selâsede, hususan leyali-i meşhurede; hem ramazanda, hususan leyle-i kadirde dua etmek kabule karin olması rahmet-i İlahiyeden kaviyyen me'muldür. O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek aynı maksad yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez; belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. (Mektubat)

Mübarek Kandil Gecelerini Nasıl Değerlendirmeliyiz?

1. Kur'an-ı Kerim okuyarak,
2. Peygamberimiz ( a.s.m)’ın mübarek duası olan Cevşen-ül Kebiri okuyarak,
3. Aile bireyleriyle birlikte günün mana ve ehemmiyeti hakkında sohbet ederek,
4. Allah rızası için namaz kılarak,
5. Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe yaparak,
6. Günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dileyerek,
7. Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm okuyarak,
8. Dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua ederek,
9. Hastaları, yaşlıları ziyaret ederek; yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirerek,
10. Eş, dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek,
11. Dargın ve küskünleri barıştırarak, değerlendirebiliriz


Regaib Gecesi Namazı Nasıl Kılınır?

Regâib Gecesi Namazı: Bu geceyi ibâdetle geçirmenin sevabı pek çoktur. Bu gecede kılınacak namaz 12 rek’attir. Bu namazın kılınışı şöyledir:

Her rek’atta fatihadan sonra üç kadir suresi ile 12 adette ihlas suresi okunur. Her iki rek’atta bir selam verilerek 12 rek’at tamamlanır. On ikinci rek’at kılınıp selam verildikten sonra yerinden kalkmadan yetmiş kere “ Allahumme salli ala Muhammedinin nebiyyil ummiyyi ve ala alihi” denilir. Sonra secdeye varılır. Secdede yetmiş kere “ subbuhun kuddusun Rabb-ul melaiketi verruhi” denir.

Sonra secdeden kalkılarak ettahiyyatta oturulur. Ve yetmiş kere “Rabbiğfir ve erham ve tecavez ta’lemü” dedikten sonra tekrar secde edilir. Secdede yetmiş kere “ subbuhun kuddusun Rabb-ul melaiketi verruhi” dedikten sonra, isteklerimizi alemlerin Rabbine arz edilir. ( İhya ulumuddin, Bedir yayınları, 1974, c:1, s:555)

Regâib namazını cemaatle kılmak bid'attir. Zaten terâvihten başka hiçbir nâfile namaz cemaatle kılınmaz.

 

Camii Minaremiz Yenilenmiştir

E-posta Yazdır PDF

Köy camii mizin minaresi köylümüz iş adamı sayın Adil ŞİŞMAN tarafından yeniletilerek tüm köylümüzün hizmetine sunulmuştur. Sevgili Adil ŞİŞMAN'a köyümüze yaptığı bu güzel katkıdan ötürü teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Son Güncelleme ( Salı, 23 Haziran 2009 14:54 )
 
Sayfa 2 - 3

Üye Panelim

0:04:05
Ekle: 2010-01-23
Gonderen: admin
Goruntuleme: 267
Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5
0:01:00
Ekle: 2010-01-23
Gonderen: admin
Goruntuleme: 230
Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5
0:02:04
Ekle: 2010-01-23
Gonderen: admin
Goruntuleme: 204
Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5
0:04:31
Ekle: 2010-01-23
Gonderen: admin
Goruntuleme: 237
Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5
0:01:39
Ekle: 2010-01-23
Gonderen: admin
Goruntuleme: 171
Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5Rated 0 of 5